Cumartesi, Eylül 06, 2008

Haberler...

Önce Özetler;

* Defne'yi kene ısırdı..
* Okullar açıldı..
* Mini bir tatil yaptık..
* Bandırma'ya da gittik..
* ve Bir başarı hikayesi..

Haberlerin tam sıralaması bu değil aslında ama en ehemmiyet verici olaydan başlamak istedim. Evet, Defne'ye kene yapıştı, hem de sitenin bahçesinde. yaklaşık bir ay oluyor, o gün beraberdik bahçede, piknik yapmak istediler her zaman olduğu gibi, sanıyorum ben de meyve filan hazırladım indim aşağıya, eve geldiğimizde banyoya girdi Defne tam başını şampuanlamıştım ki bacağındaki o minicik keneyi farkettim, genelde soğukkanlıyım ama anormal korktum, İsmail'e filan seslenirken (artık nasıl seslendiysem) Defne de korkusundan ağlamaya başladı. başını durulayıp, bir yandan giydirirken bir yandan da hangi hastaneye götürsek diye cebelleştik İsmail'le, nihayet üniversite hastanesine götürmede karar kıldık. Çocuk acil'de kene çıkarıldı, tahliller yapıldı, doktorun "bu civarda tehlikeli kene yok" demesi üzerine biraz rahatladık, tahliller temiz çıktı, evimize döndük. Hastanedeyken Görsem'i aradım onlar da babamlarla beraberlermiş toplanıp gelmişler, şaşırdık, tahlil sonuçlarını beklemek uzun sürdüğünden eve dönmemiz de çok geç oldu, ben giderayak konu komşuyu da ayağa kaldırdığımdan millet balkonlarda bizi bekler olmuş.. herneyse şükür birşeyimiz yok, ama böyle bir şeyi de tecrübe edeceğimiz aklımın ucundan geçmezdi. Bu arada biz acildeyken bizim arkamızdan kene ısırığı diye en az 4 çocuk geldi, yalnız değilmişiz dedik, meğer günde 20-30 a yakın bu tür hasta geliyormuş. Birkaç gün sonra ve 14 gün sonra tekrar tahliller oldu, kenemiz sağlık bakanlığına gitti.. Yaramaz bir durum yok, şükür iyiyiz!..


Bu yıl tatil hep niyetine girip bir türlü yapamadığımız bir eylem oldu. Her zaman dile getirildiğinden Çınar'ın canına tak etmiş olacakki -hergün yeni bir eşya eklediği, sokak kapısının arkasında duran çanta-valizi yanımıza kadar sürükleyip tatile gidelim diye ağlamaya başladı bir akşam üstü. Bu saatte olmaz, bak güneş de gitti.. desek de ikna olmadı çoççuum. Biz de aldık kollukları, can simitlerini, onların genelde havuz suyuna şapada şapada vurmak için kullandıkları adına sanırım sosis denilen uzunca nesneleri, havluları, şezlongu -evet evet şezlongu- daha evvel genelde kahvaltı etmeye gittiğimiz ama yüzme havuzu da olan bir restorana gittik. Gösterdik akşam oldu mu insanlar tatil yapmıyor, ertesi gün gideceğimize dair sözler vererek ikna ettik döndük. Ertesi gün havuzlu konak'a gidemesek de bandırma'ya oradan canım Erdek'e oradan da Narlı'ya gittik. Çok eğlendiler, özellikle Çınar çok sevindi çok, tadını da tam anlamıyla çıkardı.


Yaz tatili boyunca bahçe alternatifimizin olması, çocukların -güneş gittikten sonra- bahçeye inmeleri canlarının sıkılmasına fırsat vermedi, ancak şu kene davasından sonra bahçe muhabbeti de sona erdiğinden evde zaman geçirmek zorlaştı. Bu seneye kadar olmayan ama son zamanlarda sıkça yaşanılan kıskançlık krizleri evde oturdukları zamanlarda tavan yaptı. Bariz birbirini istememeler, itip kakmalar, özellikle babayı paylaşamamalar derken eylül geldi, okula gitme vakti geldi de gündemimiz değişti.


Bu yıl öğretmenimiz değişti, yeni öğretmenleriyle tanışmaları sürpriz olmasın diye birkaç gün evvelinden okulun bahçesinde oynamaya gittik, böylelikle gördüler yeni öğretmenlerini, ilk tepki "tabiki hayır" dı, "biz emile (emine) öğretmenimizi istiyoz" du ama uzun sürmedi, yeni öğretmenlerini de çok sevmişler bunu ilk günün sonunda bolca dile getirdiler. Bu yıl niyetim sınıflarını ayırmaktı, bu konuda onları da iyi işlemiştim ama henüz ikinci bir 5 yaş sınıfı açılmadı, umarım açılır ve ayrılırlar, kendi başlarına bir çocuk olmanın farkına varırlar. Zira eskiden ayrı ayrı gezmelere giderdik ama şimdilerde bu imkansız, ne olursa olsun bir diğerinin yaptığı çok önemsiz de olsa çok cazip geliyor ve ayrılmamanın bir yolunu mutlaka buluyorlar.

Okul durumumuz şimdilik bu kadar :)

Gelelim başarı hikayemize. Daha evvel de sıkça bahsetmiştim -Defne'nin parmak emmesi- durumundan.. Defne parmağını emmeyi yaklaşık beş ay evvel kendi hür iradesiyle bıraktı. Bu gerçekten mucize gibi birşey benim nazarımda, 2-3 aylıkken parmağını emmeyi keşfedip, parmak emerek büyüyen bir çocuk bir gün parmağını emmeyi gerçekten bırakabiliyormuş. Parmağını emerken burnuna bacağını sürttüğü oyuncak ineğimiz oldu (kendisinin satışı artık durdurulduğundan izmir'den iki ayrı arkadaşım bize ineklerini hediye etmişlerdi, onlar kendilerini bilir :P) ineğe paydos dediğimizde battaniyemizin ucu burna sürtme aracı oldu... ve birgün Defne'yle konuştum, uzun uzun değil kısaca artık parmağını emmesi gerektiğini, parmağına ve dişlerine zararlı olacağını ve artık hem kendisinin koskocaman bir çocuk olduğunu.. benim duygusal meleğim parmak emmeme düşüncesinde bile ağlamaklı oldu ama parmağını daha sonra hiç emmedi. Ne acı oje sürdüm, ne bez bağladım, ne kızdım, ne de çek elini ağzından diye uyarıp durdum.. Bu konuda -her başım sıkıştığında sorularımla bayılttığım- Çocuk Sevgisi'nden Pedagog Nil çok faydalı oldu yine bana. Yukarıda söylediklerimi uygularsam normal şartlarda 4 yaşına gelmeden parmak emmeyi bırakacaktır dedi ve öyle oldu. İyi ki ona güvenmişim diyorum. Bu yazıyı da özellikle yazdım belki parmağını emen bir çocuğun annesi okuyorsa müdahale etmenin çocuğa yararı yok, diğer konularda da olduğu gibi parmak emmede de zamanı çocuğa bırakmak gerekiyor.

Bana gelince, çocuklar okula başlayınca dikmeye daha çok zaman ayırmaya başladım. Türk sitelerinden benim bildiğim iki tanesinde etsy de dükkanım olduğu yazdı. Hem maille, hem buradaki yorumlarda, hem de etsy üzerinden tebrik eden ve alışveriş yapan arkadaşlara tekrar teşekkürler. Aşağıdaki postlardan birinde ve gelen maillerde sattığım ürünlere nasıl sahip olabiliriz diye soran arkadaşlar oldu, eğer bana yazmak isterseniz "bayanhippo{at!}gmail.com" adresimi kullanabilirsiniz, size yardımcı olurum.

Bu iş gerçekten çok eğlenceli :)




edit : aşağıdaki counter bu yazıyı yayınladığımda "999444" ü gösteriyor. Blogu ilk kurduğum '05 ekim gibi eklemiştim sayacı da, 3 yılda 1 milyon tık'a mı ulaştı yani?? ne güzel :)))

21 yorum:

Ayşe dedi ki...

Merhaba Vildan, oncelikle gecmis olsun diyeyim, bizde kene vakasi yasadigimizdan seni cok iyi anliyorum, insan basina gelmeyecek saniyor fakat oluyor malesef. Ama sukur ki sizin bu vakayi atlatmaniz cok kisa surmus, biz maxsimumu 11 gun olan kulucka suresi bayunca berbat gunler gecirdik, oyle ki o 11 gunde kene belirtilerinin hepside gozuktu bizimkilerde...istersen bizim o gunleri nasil gecirdigimize buradan http://ardaverda.blogspot.com/2008_05_01_archive.html bakabilirsin...

Cocuklarin yeni egitim-ogretim yillarini da tebrik ederim, insaallah guzel bir yil gecirirler. bence de ayri sinifta olmalari onlar icin daha iyi olur fakat olmazsa da olsun daha 1 yil daha okul oncesi egitimleri var degil mi, 6 yas da mutlaka ayrilsinlar ki, ilkokula basladiklarinda tek baslarina yasayabilmeyi ve kendisinin tek basina ayri bir birey oldugunun tam bilincine varmis olsunlar. Bizimkilerde de cok az yas farki oldugundan yasadiklarimiz ve iliskileri sizinkilerle asagi-yukari ayni.

El yapimi harika urunlerine gelince, hayranlikla takip ediyorum seni, muhtesemsin....

Ha bi de google reader sagolsun :))

3prenses dedi ki...

marifet teyze çocuk elbiseleri harika olmuş .hepsi güzel de gerçi onlar çok orijinal.tatlı kızlarada pek yakışmış.

FİGEN KARAVAŞ dedi ki...

Vildan cım kene için gelmiş gecmiş olsun demek istedim cok zor bir durum anne için ne endise ne korkulu bir durum.
Benim de oğlum bu sene 1. sınıfa baslayacak.Ben de e mail grubu kurdum bunun için:)) Bu tur sorunlarımızı paylasalım diye. Bu arada linkini verdigin siteye de baktım ve az sonra inceleyecegim sağol.

Cantalarına bayıldım ellerine saglık.

gorusmek üzere,
Sevgilerimle,

Figen Karavaş

Sabahnur dedi ki...

gecmiş olsun,Allah korusun evlatlarımızı..

Kızlarınız cok seker masallah,hele o annelerin urettiği güzellikler için de dah da şirinler..

tebrikler..

feyzadem dedi ki...

Vildan

Defne'yi kene ısırdı.. (Cok ucuz atlatmissiniz , cok buyuk gecmis olsun...Turkiye deki tatilde en buyuk korkularimdan birisi idi, trafikten baska , bahcede herhangi bir ilaclama vs yapildi mi...fatih in abisi bu konuda yeni bir yer acmis, okullari filan da ilacliyorlar bildigim kadari ile ...Istersen bilgi alirim ...)
* Okullar açıldı..(Yeni doneminizi de hayirliyorum , saglikla gidip gelsinler , ayri sinifta olmalari avantajdi bence de...)
* Mini bir tatil yaptık..(Tatil tatilll bu sene en cok ozledigimzi seydi , gittik geldik ayagimi denize bile sokamadim bu nedenle kucuk de olsa tatil yapabilmenize sizin adiniza cok sevindim ...en cok da cocuklar icin ...)
* Bandırma'ya da gittik.. (Balikesir bandirma sakin beni kandirma ...Bandirma deyince ilk aklima gelen tekerleme ;))))
* ve Bir başarı hikayesi.. (Bu hakikaten guzel bir hikaye...daha nice basarilara efem...)

Ülkü dedi ki...

Merhaba Vildancim cok cok gecmis olsun. Neyseki korkulacak bisey yokmus..

El emeklerine hayran kaldim, hepsi ayri güzel ve cok hos..
Tebrikler..

saadetceyiz dedi ki...

merhaba...gecmis olsun kene olayi cok kotu olmus sukurki sonu iyi bitmis...
dikisleriniz de cok guzel ....cantalar hazir gibi durmus ..benimde ablamin vardir boyle marifetleri ..ablamarifeti yani..:)bend ekendisi adina bi blgo actim nacizane..sizin blginuzu zaten takip ediyordum devamli dikis uzerine cok fazla blogcu yok hakikaten....izlemeyede devam edicem sizi...blogumada ekledim sizi ayrica...:)
sizide bekleriz.../:)iyi gunler

Özlem dedi ki...

Vildan geçmiş olsun.Tesadüfen bloguna rastladım, çok da iyi oldu. Defne ile çınar'a da massallah, abla olmuslar artık.Kendine ve güzel kızlarına iyi bak.Bu arada ben saraylı...Sevgiler

feyzadem dedi ki...

Vildan bugun ilk canta denememi yaptim , sevincliyim, gururluyum, mutluyum ....
Bloguma da ekledim , cantadan once amerikan servisler yapmisti m, hizimi alamayip cantaya ulastim ...

ஐ๑renklikalem dedi ki...

öncelkle büyük geçmiş olsun, kene korkusu herkes sardı ciddi anlamda.. neyse ki kazasız belasız atlatmışsınız..

bir de modelleriniz ne kadar güzeller =)

mutlu kalın =)

asliberry dedi ki...

Vildan merhaba, çok geçmiş olsun. Almanya'da yaşayan bir arkadaşım, biz çocuklarla her bahçe oyunundan sonra banyoda kulakların içine, saç diplerine dek her tarafımızı kontrol ediyoruz. Bu bir rutin. Kene yapışması sürekli oluyor ve biz alışkınız demişti. Yani sadece Türkiye'de değil tüm dünyada oluyor. Ancak bizde özellikle İç Anadolu bölgesindeki Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle ölümler olduğu için böyle korkutucu geliyor. Bu yaz benim de ablama, abime, arkadaşlarıma yapıştı. Ancak doktorlar bize de aynısını söyledi, bu bölgedeki keneler hastalık taşımıyormuş, fakat 9-14 gün arası ateşinize dikkat edin dediler.

Tekrar geçmiş olsun.

asliberry dedi ki...

Vildan bu arada ETSY'deki dükkanının adresi nedir. Bir de neden blogunda kenar da link yapmadın? Veya ben mi göremedim?

sekerziyafe dedi ki...

cıvıl cıvıl harika görünüyorlar bir de masumiyet eklenince süper olmuşlar

fullhouse dedi ki...

pembe şampayı çok beğendim. dikdörtgen örüp tepeden mi büzüldü?

Tuğba dedi ki...

Sevgili Vildan çok geçmiş olsun.Aman şükür atlatmışsınız Allah korumuş.

Maşallah ne hamaratsın .ne mutlu.

pelin dedi ki...

Vildan öncelikle çok geçmiş olsun...Kızların çok şekerler,öğretmenlerine alışmalarına sevindim..

Çanta ve elbiseler harikalar,ellerine sağlık..

Sevgiler..

dilek dedi ki...

sessiz sessiz takip ediyorum defne ve çınarın büyümelerini...bebişlerede senin doğum hikayeni okuduktan sonra kaydolmuştum...sanki daha dün gibiydi ne çabuk bübüyolar ben anlamadım valla...benimki bile 2 yaşını bitirdi...kene paniğinize üzüldüm...benimde tüm yaz boyunca elim yüreğimde gezdim...sağolsun eve girmediği için benim sıpa park bahçe dolaştı durdu bide erdekte hep çayır çimende gezdi günlerce..allah korusun yavrularımızı...bu arada bi daha bursaya gelince inşallah ziyaretine gelmeyi istiyorum....(söylemeden geçemiycem kıskandım valla seni...çok güzel olmuşlar el emeklerin...)

Cocukla Cocuk dedi ki...

çok geçmiş olsun defneye..ucuz atlatmışsınız valahi..yazıyı tüylerim diken diken okudum...öpüyorum kızları..sevgilerimle

yemek tarifleri dedi ki...

süper olmuş bence tşk edrm

Ebru dedi ki...

hii ERDEK, Erdegemi gittiniz? ah annemin evi, kasabam, insalarim... ahh memleketimm... cok ozleniyormus, hemde cok... bi daha giderseniz, benim icinde oturun cay bahcesinde, soyle limana karsi...

Kene isiriginzi icinde cok gecmis olsun, tahlilerin temiz cikmasi cok sevindirici :)

Deniz dedi ki...

Çok geçmiş olsun kızınıza..
www.LensMarket.Com