Cumartesi, Aralık 24, 2005

Organize İşler

Sinemaya gitmek uzun zamandır lüksümdü. En son yüzüm kızararak söylüyorum ki Vizontele Tuuba'ya gitmiştim, hamileydim ve Bursa son 50 yılın en çetin kışını yaşıyordu ama o film Tuğba Ünsal'a önyargılı olsam da tarafımdan kaçmazdı. Çok güzel ve çok eğlenceli bulmuştum, dvd'si çıkar çıkmaz mini arşivime Yılmaz Erdoğan'ın ilk filmi 'vizontele' gibi eklenmişti. Şimdi sırada piyasaya çıktığında 'Organize İşler' var, keyifle alınıp saklanacak, can sıkıldıkça izlenecek ama 20 ama 50 kez farketmez.

Dün akşam Bandırma'dan bir arkadaşım bana geldi ve Ebru, ben ve arkadaşım Carrefour'a alışverişe gittik sonra üst kata çıkıp sigara-kahve molası verelim derken 'Organize işler'in bugün Cumhuriyet gazetesinde gördüğüm reklamı aklıma geldi bir sevinç, biraz kasılmayla (saat22.00'yi geçmişti çünkü ve seansa çok geç kalmış olabilirdik) derhal Afm'ye gittik ve saat 22.30 da ki salon 2 de başlayacak filme biletlerimizi derhal aldık. Ben tv izleme özürlü biri olarak bu filmin varlığından yine yüzüm kızararak söylüyorumki haberim yoktu. E hiç gazetede mi okumuyorsun diyenlere, okuyorum ve fakat vallaha görmedim ya. Neyse biletleri aldık, salona geçtik, özlediğim sinema atmosferi, insanlar patlak mısırlarını ellerine istiflemiş (benim dişime kaçıyo, bi de yerken kıtır kıtır onun sesinden sesleri duyamam diye almayı aklıma bile getirmedim) oturuldu koltuklara veee film başladı.

Vizontele ve Vizontele Tuuba'nın bana sevdirdiği bir isim var Kardeş Türküler (ki onlarında dvd si arşivdedir ve dehşetle öneririm) umarım müzikler yine onlarındır dedim. Sinemaya uzun zamandır gitmeyişimin verdiği adaptasyon eksikliğiyle herşeyi tam olarak hatırlamıyorum ama amerikanvari bir gece görüntüsü fonunda jazz-türkü vardı ve süperdi ve sanırım o müzik Kardeş Türküler'dendi (dinlemeye değer). Madem müzikten açtım konuyu bu paragrafı müzikle bitireyim, dün gece yarısını geçtiğinden beri dilime Nil Karaibrahimgil'in -organize işler bunlaaarr, başımıza işler bunlaaar melodisi yapıştı.. Özetle müzikleri beğendim.

Gelelim görüntülere (allahım allahım kendimi sinema eleştirmeni gibi hissediyorum ki en sevmem haddim olmayan şeyi yapmayı ama ama bu eleştiri değil, bir izleyicinin notları) İstanbul şöleni yaşanıyor görüntülerde. Az evvel internet üzerinden gazete küpürlerine baktımda film için 3,5 milyon dallır harcanmış sanırım bu görüntüleri çekmek için tayyareye çok para ödenmiştir zira oldukça çok. Son anda aldığımız biletten ötürü de şöyle büzel bir yer bulamadık ki ama çokta yakın değildik yani hala hayatımdan memnunum, içimdeki sevinç hala sürüyor..

Vee gelelim filmin konusuna, korkmayın filmi anlatmayacam ama ufak bikaç şey söyleyeceğim. Öncelikle bu filme gidiniz ve asla korsan satın almayınız, günahtır alınteri bu. Bu film için ömrünü sanata adamış insanların emeklerini göreceksiniz. Bunlardan biri Yılmaz Erdoğan, bu adam değil mi tüm Türkiye'ye bi dönem gülmeyi öğretti 'mükremin abi' tiplemesiyle ve hala dillere pelesenk olmuş replikleri dolaşır üzerinden çok yıllar geçmesine rağmen. Diğeri Demet Akbağ, öncelikle çok hoş bir kadın, ben onun 'ganimet'ini hatırlıyorum, kendini yenileyen, tazeleyen, yetiştiren rol yapma kabiliyeti oldukça yüsek ve oynadığı rolün içine izleyiciği çekiveren bir isim ve ayrıca ilgi alanıma giren anneliğinide çok çok beğenirim. Altan Erkekli, tiyatronun ve son zamanlarda tv dizilerinin vazgeçilmez oyuncusu, her zamanki gibi çok iyiydi. Yeni yıldız ama benim önceden keşfettiğim :P Tolga Çevik, iyi ya ne diyim gerçekten iyi, biraz Cem Yılmaz biraz Yılmaz Erdoğan kokuyor ama iyi henüz çok yeni kendini yenileyip ayrı bir yıldız olacağına eminim. Özgü Namal, hakkında konuşacak kadar detaylı bilmiyorum ama film itibariyle o da götürenlerdendi. Cem Yılmaz, o adam nazarımda hep aynı komik ve bu durum ona öyle yapışmışki, tüm salon a dese güldü bu biraz sinir bozucuydu, hayır vermek istediği mesaj alınmıyor sırf gülecem diye, önceden beri çok sevdiğim bu adamdan sebepsizce soğuduğumdan yorum yok! deyip geçiyorum konuya..


Bir kere Vizontele'lerin devamı niteliğinde değil, apayrı bir konu ve karakterler. Küçük bir araba hırsızı çetesinin öyküsü sayılabilir. Filmin açıklayıcı sloganı 'Bazısı araklama der, bazısı yürütme, aşırma, çalma her ne hal ise 'ORGANİZE İŞLER' araklayanlarla araklananların hikayesidir' büyük umutlarla gidilecek bi film diil, bir başyapıt hiç değil verilmek istenen mesajlar gayet açık anlaşılıyor ve alınıyor ama yukarıda bu kadar övgüyle söz ettiğim insanlar çok daha iyi şeyler yapabilirlerdi. Bir film 'aşk'sız olur mu? olmaz! zaten burada da aşk var ama hani deriz ya çoğu kez film asıl şu sahneden sonra başlıyor diye o sahneyi beklemekten o aşkları ben yaşayıp göremedim. Ne Asım'ın karısına olan aşkını ne süpermanin umuduna olan aşkını. Ben negatif bikaç detay verdim ama en iyi giden değerlendirir bu sebeple gidin.:)

Ya neyse işte ben gittim, gördüm çok eğlendim koccaa bi gülümsemeyle çıktım salondan ve de mutlu oldum. Sağolsunlar :) SİZDE GİDİN! ;)

ORGANİZE İŞLER PRODÜKSİYON NOTLARI
*Çekimler toplam 26 mekanda, 7,5 haftada tamamlandı.
*İç mekan sahnelerinin tamamı Ata Platoları’nda kurulan dekorlarda çekilirken, bu sahnelere, İstanbul sokaklarında gerçekleştirilen çekimler eşlik etti. Filmin en hareketli sahneleri, Cihangir sokakları ve Sarayburnu sahilinde çekildi.
*Filmin en heyecanlı çekim maceralarından biri de otomobil takip sahnelerinin çekimleriydi. Bu sahneler Kemerburgaz yolunda gerçekleştirildi.
*Filmin İstanbul görüntüleri için, dünyanın en gelişmiş hava çekim sistemlerinden biri olan Super Gyron FS kamera stabilizasyon sistemi Fransa’dan getirildi.
*Super Gyron FS kamera stabilizasyon sistemini kurmak için 2 kişilik bir ekip ve ekibin başında da “X Men-3”, “The Da Vinci Code”, “Chocolat” gibi filmlerde de pilot kameraman olarak görev yapmış olan Frederic North da Türkiye’ye geldi.
*Fransız ekiple birlikte, Organize İşler görüntü yönetmeni Uğur İçbak ile post production supervisörü Taner Baltacı yönetimindeki 10 kişilik ekip, 2 gün boyunca İstanbul’un gece ve gündüz havadan çekimlerini gerçekleştirdi.
*Film, Türkiye’de 20 yıl aradan sonra 2.35:1 formatta çekilen ilk “Türk” filmi. Yani, Hollywood filmlerinde kullanılan, geniş ekran formatı kullanıldı filmde.*Organize İşler filminde 70’i profesyonel oyuncu 1700 kişi rol aldı. Filmin kamera arkasında da 150 kişi çalıştı.

Filmin Künyesi:
Yazan ve yöneten: Yılmaz Erdoğan
Yapımcı: Necati Akpınar
Görüntü Yönetmeni: Uğur İçbak
Sanat Yönetmeni: Yaşar Kartoğlu
Kurgu: Mustafa Preşeva
Ses: Alan O’Duffy
Müzik - Film Score: Ozan Çolakoğlu
Jenerik Müzik: Yıldıray Gürgen - Deniz Erdoğan
Saç-makyaj: Suzan Kardeş
Kostüm: Canan Göknil

Oyuncular:
Yılmaz Erdoğan
Tolga Çevik
Demet Akbağ
Altan Erkekli
Özgü Namal
Cem Yılmaz
Başak Köklükaya
Erdal Tosun
Ebru Akel
Neslihan Yeldan
Berfin Erdoğan.

Foto ve detay kaynak : www.ntvmsnbc.com , www.seyrediyorum.com , www.bkmonline.net

9 yorum:

D-Sirin dedi ki...

Vildan cim en buyuk ilgi alanima parmak basmis oldugun icin tesekkurler.Simdilerde en buyuk hayranlik duydugum sanatci Yilmaz Erdogan.Vatana dondugumde yapilacak ilk is bu filmi izlemek olacak.Biliyorsun eskiden favorim Kibar Feyzo idi ve sanirim 100 kez izledim 100 kez guldum diyebilirim.Son zamanlarda ise basyapitim vizontele 1 .Belki 50 kez izledim ve butun replikleri ezbere bilirim.Arkadaslar burda hatta bana sitii diye takiliyorlar.
Tv da izledigim kadariyla yapilan yorumlar kisiye gore degisiyor.Kimisinde hayal kirikligi,kimisinde hayranlik uyandirmis.Bencede filme giderken onyargiyla gidilmemeli yani vizonteleyle kiyaslanmamali...Zaten bana o muhtesem kadroyu birarada gormek bile acayip keyif veriyor.Heyecanla Turkiye`ye gelmeyi bekliyorum...Herkese iyi seyirlerr...

vildan dedi ki...

ya dilek kibar feyzo'yu bende tek geçerim ama bunların kulvarı farklı.. yani şimdilerde her yeni yapılan türk filmleriyle bi öncekini kıyaslama söz konusu, harcandığı parayla ne orantıda iyi filan herkes buna bakıyor çok anlarmış gibi oysaki film işte ya gidersin ya beğenirsin ya beğenmezsin. ama ama arkadaşım bence de görmelisin hatta beraber izlemeliyiz sen, ben, görsem :) ikiniz replikleri kayda alırsınız film bittikten sonra bir hafta dilinizde dolaşır ve bende her seferinde gülerim.:)))

Serda dedi ki...

bende gitmek istiyorum ORGANIZE ISLER e ...tv de reklamlarini izledim..simdi sinemaya gelmesini bekliyorum..ama sen anlatinca var ya nasil desem filmi daha bi izleyesim geldi:)...ocak in son haftasi tr deyim insallah..eger o zamana kadar kaliyosa ,tr de gidicem sinemaya..ama yok gösterimden kalkarsa burda gidicem :)..en yakin zamanda uzun uzun yazicam vildancim..tariflerine doya doya bakicam:).ama simdi kisa bi ugradim:).

vildan dedi ki...

oraya gelince git serda, sen buraya geldiğinde hala vizyonda olursa (ki çok zor) beraberde gideriz.;)

bu arada akşamüstü kızları yatırınca mmarkete gittim ve yarın akşama bilet aldım yine. yani gene gidiyooommm :)

Serda dedi ki...

ve dün organize isleri izledim sonunda:):).yilin ilk gününe istanbulumu izleyerek basladim yani:)...ya ben cok ama coookkk özlemisim istanbulu..film gercekten cok güzeldi..ama filmde genel olarak bi eksiklik varmis gibime geldi.ama yinede nefisti...izlerken resmen aglicaktim..istanbul hasretim yakti kavurdu beni...ya dünyanin en güzel sehri kesinlikle..vildancim sayende gittim,sagol:)..cünkü bi cok yerde film üzerine negatif yazilar okumustum..ama reklamlar ve sen bunun aksini söyleyince daha bi merak etmistim...iyiki gitmisim...cok özledim ben yaaaaaaaa..istanbulum bekle beni geliyooommmmm:):)

vildan dedi ki...

aa çok sevindim tavsiyemle gidipte filmi beğenmene, daha çok istanbul'u beğensende :)
bende gittim işte geçen hafta 2. kez artık gitmem ama bekliyorum dvd si çıksın o zaman sık sık izlerim :)

olmammm olamam dedim,
içlerinde duramammm dedim,
dışlarında kalamammm dedimmm.. ;)

Anonimus Aynur dedi ki...

Benim koca var ya benim koca,Yilmaz Erdogan hastasi(yanlis anlasilmasin,yaptigi ise hasta:)))Vizontele ve Vizontele Tuuba`yi tekrar tekrar seyrediyor:)En çokta çizgili pijamali bolumler hosuna gidiyor nedense:)
Sinema keyfini bizimle paylastigin için tesekkur ederiz,biz bu filmi DVD arsivimize ekleriz:)Bir de operiz:)

vildan dedi ki...

aaaaaa aynurum anonimusummm :)
nerdesin ya sen?
benim kocada tam aksi, hiç sevmiyor neler diyorum, ne kritikler yapıyorum :P sevdiremiyorum.
ama ben senin ve ivo'nun bu filmi de seveceğine eminim (dipçik not= çizgili pijamalı yer hatırlamıyom :) )

Anonimus Aynur dedi ki...

Ait oldugum yerde,yani Lizbon`daydik canim:)tatil bitti,geri donduk bohhuuu:(

Pijamasiz da olsa seyrederiz canim sorun diil:)zaten Tr`ye gelim,kocisime çizgili pijama alip hediye edicim,bir de beyaz fanila:ppp

mucukslar...